Yabancı
Geldikleri gün, çok yağmurluydu.
İç çamaşırlarıma kadar ıslanmıştım, evde kurumaya çalışıyordum.
Bütün haber siteleri, sosyal medya akışları ve mesajlarda tek bir başlık vardı.
-Geldiler
Uzun boylu, iyi giyimli ve kibardılar. Birleşmiş Milletler ’in tanıdığı her dili aksansız ve en güncel haliyle konuşabiliyorlardı. Kim olduklarını anlamamız hiç zor olmadı, sadece herkes onları farklı adlandırıyordu.
Onlara Tanrı dediler, çünkü göklerden düşüp bir anda karşımızda belirdiler. Şüpheci olanlar düştükleri yeri inceledi. Henüz tanımlayamadığımız ancak bir çeşit metal olduğunu düşündüğümüz, radyoaktif bir kabuktan çıktıklarını gördüler. Her kıtada bir kabuk vardı, ancak içinden çıkıp karşımızda beliren suretlerin sayısı belirsizdi. Zaman ve mekândan bağımsız olarak karşımıza çıkıyor, kendi dilimizle sakin ve vurgusuz tonlarla konuşuyorlardı.
Ver her seferinde, aynı soruyu soruyorlardı.
“”Siz kimsiniz, nasıl yaşıyorsunuz?”
Hiçbir hayret ya da sıkılma belirtisi olmaksızın, binlerce belki de milyonlarca kez aynı soruyu, farklı kişilere sorup cevaplarını dinlediler. Sakin ve ifadesiz yüzleri, bir tek kırışıklık bile olmayan kıyafetleri hiç değişmedi. Genç, yaşlı, beyaz, siyah, zengin, fakir; hiç kimseyi ayırt etmeden sordular ve dinlediler.
Bilim insanları sadece cevap vermekle yetinmedi, onlara da soru sordular. Hangi sistem ve gezegenden gelmişlerdi, teknolojik seviyeleri nasıldı, amaçları neydi ve neden aynı soruyu sayısız kez tekrar tekrar soruyorlardı?
Onlar aldırış etmedi. Sakince sormaya devam ettiler, ağızlarından başka hiçbir kelime çıkmadı. Saatler, günler, mevsimler değişti. Yağmurlar kara döndü, kar suları eriyip nehirlere karıştı, nehirler sel oldu taştı, tarlalar meyve doldu, sonra dallarda kavruldu. Gene yağmurlar başladı, aynı geldikleri gündeki gibi. 5 kıtadaki suretler, birer birer kaybolmaya başladı, yankılanan sorular azaldı. Bulutların azıcık çekilip, güneşin kendini uzaktan gösterdiği bir günde, belki de son kalan, iyi giyimli, ifadesiz yüzlü yabancının ağzından ilk kez farklı bir kelime çıktı.
“Hadi, yürüyelim.”
Uçsuz bucaksız gibi görünen kumsal boyunca, ben ancak sendeleyerek, ayaklarım kuma bata çıka yürüyebiliyordum. Yabancı ise siyah ayakkabılarına bir kum yapışmadan, herhangi bir iz bırakmadan, adeta yüzeyde zarifçe süzülüyordu. Dalgaların vurduğu kumsalda, sessizliği ilk ben bozdum.
-Neden geldiniz?
“Biz sadece gözlemciyiz, Samanyolu Galaksisinin Batı sarmal kolunun bir ucundaki Güneş Sistemi’nde yer alan Dünya gezegeninde yaşayan, kendine Homo sapiens adını veren yaratıkları, diğer 10 milyon türü, doğa ve iklim olaylarını kayıt almak istiyoruz.“
-Neden milyonlarca kişiye aynı soruları sordunuz?
“Basit bir anlatımla, sorumluluğum Evrensel Ansiklopedi’nin Dünya ile ilgili kısımlarını tamamlamak. Bu görev bana bir dönem önce verildi, sizin zaman algınıza göre henüz Homo soyu Australopithecus’tan ayrılmamıştı ve dünyada kendi çevresini kalıcı olarak değiştirebilen bir canlı türü yoktu. Aslında yaptığım gözlemler; fiziksel, kimyasal ve biyolojik analizler Dünya maddesini tamamlamam için yeterliydi. Raporu tamamlayacağım sırada; gezegende radyasyon ve elektromanyetik dalgalanmalar fark ettim. Bütün bunların evrimsel sıçrama ve akıllı yaşam formlarına dair bir ipucu olabileceğini; benzer gezegenlerle ilgili ansiklopedi sayfalarını yazarken de fark etmiştim. Ulaştığı zaman canlılık izlerinin henüz yok olmadığını umut ederek, suretimi göndermeye karar verdim. Suretim dünyaya ulaştığı zaman; 8 milyar akıllı yaşam formundan 2 milyonluk bir örneklem yaparak kendi iç deneyimleri, motivasyonları ve varoluşa dair anlayışlarını not etmek istedim.”
-Canlılığın yok olmadığını umut ettiğini söyledin, bu bir çeviri hatası mı yoksa gerçekten insanlığın devamı senin için bir anlam ifade ediyor mu?
“Bilinçli bir kelime, eğer ulaştığım zaman Homo sapiens türü yok olmuş olsaydı, uygarlığınızı ancak ikincil kayıtlar üzerinden betimleyebilecektim. Suretlerim sizinle konuşma fırsatı bulduğu için, raporum çok daha tutarlı ve yetkin şekilde tamamlanacak.”
-Peki halen yaşıyor olmamız ne kadar kalıcı bir durum?
“Bu sorunun cevabı benim ilgi alanımın dışında. Ancak yazdığım raporun giriş kısmını sizinle paylaşabilirim.”
Kafamı gökyüzüne çevirdim, bir anda puslu havanın ve bulutların yoğunlaştığını; ancak elmas olarak tarif edebileceğim bir şekil aldığını fark ettim. Küçülen, hatta tekrar boyutlanan bulutsu elması elime aldım, belli belirsiz bir ağırlık hissi vardı.
-Yani bu raporu okuyabilmek için vereceğimiz çaba; evrensel ve hümanist bir dayanışma ruhu oluşturup, uygarlığımızın kendini imha etmemesi için bir motivasyon sağlayabilir mi?
Herhangi bir cevap gelmedi, sadece yabancının yavaş yavaş soluklaştığını fark ettim.
-Peki 2 milyon insana aynı soruları sorduktan sonra, insanlık hakkında ne düşünüyorsunuz?
Suretin iyice soluklaşıp, sonsuz gibi görünen kumsal ve okyanus manzarasında kaybolmasını izlerken; yüzünde silik bir gülümseme fark ettim.
Kumlar ve dalgalarla baş başa kaldığımda, bir elimde bulutsu elmas vardı.
Diğer elimde ise; küçük, tozlu bir ayna belirmişti.
Üzerine yapışan kumları temizleyerek aynaya baktım. Gözlerimi kaçırmamaya çalışarak, derin bir nefes aldım.
Acaba bütün bu insanlık tarihi, gururla mı yoksa utançla mı anılacaktı? Yoksa her şey Evrensel Ansiklopedi’ de küçücük fontla yazılmış bir dipnottan mı ibaretti?
Hızlı Yazı Geri Bildirim Tablosu
İkonların üstüne getirerek anlamlarına bakabilir,tıklayarak geri bildirimde bulunabilirsiniz.Ayrıntılı açıklama için "Sembol Kütüphanesine" başvurun.Verilen puanlar geri alınamamaktadır.
Hikaye Temposu Düşük
Yavaşla Biraz Dostum!
Anlaşılması/Takip Etmesi Zor
Hikaye fikir için fazla kısa
Hikaye fikir için fazla uzun
Tam zamanında!
Mantık hataları ve Tutarsızlıklar
Detay Eksikliği
Detay Fazlalığı
Güzel Ayrıntılar
Güzel fikir ama uygulama daha iyi olabilir!
Ortalam fikir ama iyi uygulama!
Bıçak gibi keskin uygulama
İyi dilbilgisi ve imla kullanım.
Komik!
Güçlü Sembolizim
Kör gözüne parmak
Gönderme Bağımlısı
Sağlam Kökler
Zamansız
Teknoloji Açıklama Kitapçığı
Derin ve Canlı Karakterler
Tek Boyutlu karakterler
Stereotip Karakterler
Seçilmiş Kişi Sendromu
Karakterin motivasyonu/hareketleri/arka hikayesi uyumsuz
Hikaye Sıkıcı ve Sıradan
İlham verici
Taze Fikir!
Sürükleyici!
Mükemmel bir Yolculuk
Fazla Düz Anlatım!
Yaşanabilir Atmosfer!
Bu Gezegende Yaşam Yok!
Enteresan Burgular/Ayak oyunları
Fazla Tahmin Edilebilir
Seri Üretim
Tanrının Eli! Deus Ex Machina
Umut Vadediyor
Başyapıt!
Kötü Fikir
Yakıt/Fikir Az