
Enceladus Kıyameti

Uzun zamandır değerlendirme kaleme almıyordum. Fakat son Özgen Berkol Bilimkurgu günlerinde 2024 yılında çıkan yerli yayınları sergilediğimden beri gözümü bu kitaba kestirmiştim.
Gökcan Şahin tarafından 2017-2020 yılları arasında yazılan kitap 2024 yılında Ceyhan Usanmaz editörlüğünden Pangea yayınlarından çıkmış. Yüzseksen sayfalık uzay operası sınıfına sokabileceğimiz kitap anlaşılabilir, akıcı bir dil ile yazılmış.
İlk eleştirim kitap kapağına. Kitap kapak tasarım görselini beğensem de bence içerik ile uyuşmayan bir seçim. Kitap kapakta anlatılan iç karartıcı ve umutsuz yapıdan çok daha renkli bir dünya var ve kitabın başka bir duygusu var.
Sanırım ilk sorulması gereken sorular şunlar; Hikaye ilgi çekici mi? Karakterler ilgi çekiyor mu? Karakterler ilgimi çok aşırı çekmedi ama hikayenin ilgi çekici olduğunu düşündüm. Genel olarak bir gizem yaratmayı başarıyor ve sürükleyici.
Şimdi Enceladus hakkında genel bilgiler. 500 km çapındanki (Dünyanınki 12750 km) Satürn’ün altıncı uydusu ve yer çekimi g=0.1 m/s2 imiş yani dünyanın 9.8 m/s2 ile yer çekimin 98 de biri kadar. Ortalam -198 C bir sıcaklığı var :). Yani yaşamak için super bir yer değil . Peki bunları niye yazdım. Bir uzay operasında uzayin veya gezegenin bir karaktere dönüşmesini veya dış bir çerçeve olmasını beklersiniz. Ne yazık ki kitapta gidilen 4 (sanırım) gezegenin benim için nerdeyse birbirlerinden hiçbir farkı yoktu. Karakterler ilk defa gezegenlerinin dışına çıkmalarına rağmen bu garip deneyimi tam olarak yaşamıyorlar. Biz de doğal olarak onlarla birlikte bunu yaşayamıyoruz. Bu problem ne yazık ki sadece gezegen yüzeyi için de geçerli değil. Bir “beyaz oda” problemi nerdeyse tüm kitapta var. Kitapta gelip konuşan insanlar beyaz bir odaya giriyorlar ve görevlerini yapıp çıkıyorlar. Odanın hiçbir önemi yok gibi. Burada biraz gezegen ve etraf ile ilgili bilgi edinmek o araştırma hissiyatını yaşamak istiyoruz. Bu mertebede yerçekimine sahip bir gezegende mesela bir kızağa binip kendinizi biraz itekleseniz yörünge dışına çıkabilirsiniz.
Öte yandan kahve, rakı ve insanların dış görünüşleriyle ilgili aşırı bir anlatım var 😊. Dışarıda koca bir gezegen varken teknisyen kadının kısa saçını bilmek biraz garip geliyor. Sıkıcı bazı prosedürler de her adımına kadar anlatılmış. “Adam güvenlikle ilgili prosedürleri halledip” çıktı diye bir anlatım yok devamlı o iki karakterin arasındaki sıradan konuşmaları dinlemek zorundayız.Geçilemeyen youtube reklamlarına benziyor. Bazen “anlatma göster” yerine “gösterme anlat” da çok iyi çalışan bir sistem olduğunu anlamak lazım. Odiseyus’u okurken de “Denizciler karaya çıktı” diyoruz gidip tüm karaya çıkış sekansını anlatmıyoruz.
Hikaye örgüsü bence güzel dediğim problemleri aşsaymış çok daha hızlı bir anlatım ile karşılaşabilirmişiz. Macera bizi gezegenden gezegene değişik problemlere taşıyor ve karakterlerle tanıştırıyor. Hikaye tabi bu kadar az zamanda bu kadar çok gezegen görünce hızlı bazı şeyleri çözmek zorunda. Ama keşke bazı hikayeleri ve sorunları direk karakterlerden değil de gözlemleyerek öğrenseydik. Karakterin anlatımı dışında kısa yollara ve hilelere başvursaymış. Yerde bulunmuş bir notlar bütününe veya bir flash belleğe bile razıydim bir noktada. Onun dışında bu bir gezegen eşittir bir problem dinamiğini sevdim. İyi çalıştığını düşündüm.
Karakterler kitap boyunca ilerliyorlar mı? bir gelişim gösteriyor mu? Bu soruya net bir cevap vermek zor. Hikayenin başlarında ana karakterimiz bir yerel seçimi kaybediyor ve anamuhalefet partisinin başı oluyor. Sonra bu benim hedeflerimi tatmin etmez diye bırakıp gidiyor herşeyi. Şimdi bulunduğumuz ruh halindemidir bilinmez (Saraçhane protestolarının 1.haftasından yazıyorum bunu) bu aşırı sorumsuzca bir davranış.O kadar seçmene ayıp değil mi :). Sonrasında gittiği gezegenlerde de böyle bir tepkisiz. Bir yerde abartmadan söylüyorum soykırımı görüyor ama işine devam ediyor. Yazardan özür dileyerek belirtmem gerekiyor ki evlat olsa sevilmez 🙂 (tüm karakterler sevilecek diye bir kural yok tabi). En sevdiğim karakter “Veba” oldu ve kaba bir karakter olsa da bence haklı gerekçeleri var o yüzden hiçbir karakterle özdeşleşim kurmadım da diyemem.
Kitabın sonları bence daha başarılı.Daha dinamik ve güzel yazılmış,herşey yavaşça bir araya geliyor. Kitabın sonunda karakterlerimizin yaşadığı “sonlar”ı görmek bir kapanış hissiyatı veriyor.
Günün sonunda bence akıcı dili ve vadetiği şeyi gerçekleştirmesi sebebiyle okunabilir bir Uzay operası. Kısa bir uzay operası yazmak gerçekten zor(genelde tuğla gibi oluyorlar ya da 3 kitap falan). Burada da muhtemelen bu sebepten kitabın bazı eksiklikleri ortaya çıkıyor. Ama gizem ve bağlantılar kısmında iyi bir iş çıkardığını düşünüyorum. Yazarın bazı eksikliklerini giderdiği takdirde (ki nefes rivayetlerindeki hikayesini gayet beğenmiştim) çok iyi şeylere imza atacağını düşünüyorum. Yerli yazarlar için kitaba biraz yaratıcı gözüyle bakmak neyi yapmak ve neyi yapmamak gerektiğiyle ilgili çok güzel şeyler öğretebilir. Dolu ama kusurları olan bir kitap. Yine de cesur bir deneme ve yazarın eline sağlık.
Hızlı Yazı Geri Bildirim Tablosu
İkonların üstüne getirerek anlamlarına bakabilir,tıklayarak geri bildirimde bulunabilirsiniz.Ayrıntılı açıklama için "Sembol Kütüphanesine" başvurun.Verilen puanlar geri alınamamaktadır.- Hikaye Temposu Düşük
- Yavaşla Biraz Dostum!
- Anlaşılması/Takip Etmesi Zor
- Hikaye fikir için fazla kısa
- Hikaye fikir için fazla uzun
- Tam zamanında!
- Mantık hataları ve Tutarsızlıklar
- Detay Eksikliği
- Detay Fazlalığı
- Güzel Ayrıntılar
- Güzel fikir ama uygulama daha iyi olabilir!
- Ortalam fikir ama iyi uygulama!
- Bıçak gibi keskin uygulama
- İyi dilbilgisi ve imla kullanım.
- Komik!
- Güçlü Sembolizim
- Kör gözüne parmak
- Gönderme Bağımlısı
- Sağlam Kökler
- Zamansız
- Teknoloji Açıklama Kitapçığı
- Derin ve Canlı Karakterler
- Tek Boyutlu karakterler
- Stereotip Karakterler
- Seçilmiş Kişi Sendromu
- Karakterin motivasyonu/hareketleri/arka hikayesi uyumsuz
- Hikaye Sıkıcı ve Sıradan
- İlham verici
- Taze Fikir!
- Sürükleyici!
- Mükemmel bir Yolculuk
- Fazla Düz Anlatım!
- Yaşanabilir Atmosfer!
- Bu Gezegende Yaşam Yok!
- Enteresan Burgular/Ayak oyunları
- Fazla Tahmin Edilebilir
- Seri Üretim
- Tanrının Eli! Deus Ex Machina
- Umut Vadediyor
- Başyapıt!
- Kötü Fikir
- Yakıt/Fikir Az